dini chat

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

21. Yüzyılda Müzik (1/2)

Müzik, insanlık tarihi boyunca var olmasına ve kültürel ve toplumsal önem taşımasına karşın, günümüz dünyasında, özellikle ülkemizin de arasında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde “olmasa da olur” bir olgu olarak görülüyor. Bir genç, müziğe ilgi göstermeye başladığında çoğunlukla “çalgıcı mı olacaksın?” baskısıyla karşılaşıyor, küçük yaşlarda başlanan müzik okulları, çocuk koroları, gençlik çağı rock grupları, çoğunlukla takdire şayan bir seviyeye ulaşamadan, sadece “hoşça” olduğu ümit edilen beyhude bir vakit geçirme uğraşından ibaret kalıyor. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu günümüzde dahi, müziğe özgü olan terimler, beceriler, yazı, biçimsel tanımlar çözülmez kara kutular olarak müzikçi adayına engel teşkil ediyor. Özellikle son yıllarda, artan döviz kurunun da etkisiyle, müzik gereçlerine ulaşmak da gitgide daha zor ve pahalı bir hale geldi. Genelgeçer toplum paradigması, müziği zaman veya kapital yatırımı yapılması gereken bir meslek olarak görmeye yaklaşmak şöyle dursun, dijital dönüşüm, müziğin sadece data haline gelişi ve tamamen ücretsiz oluşuna da bağlı olarak, iyice uzaklaştı.

Durum böyle iken, “ben müzik dinlemem, hayatımda yeri yok” diyebilecek bir birey var mıdır? Çoğumuz, hayatımızın bir döneminde bir enstrüman çalmayı arzulamıyor muyduk? En azından, kendi kendine iken bir şarkı mırıldanmayanımız, belleğinde bir tek melodi, bir tek şarkı sözü olmayanımız var mıdır? Duygusal bir şarkıda gözü dolmamış, bir gönül kırıklığına türkülerden merhem üretmemiş, bir kutlama sırasında en azından el çırparak ritm tutmamış birini tanıyor musunuz? En katı din doktrinleri, mesela Haşidi Yahudilikte bile, “eğlenmek” dahi yasak iken, tüm ritüellerde, ismi farklı dahi olsa, ilahi, zikir de dense, müzik olmuyor mu?

Müziğin, bu kadar hayatımızın içinde ve elzem iken, insanlık olarak icad ettiğimiz en güçlü duygu durumu düzenleyicisi iken, bizi kelimelere dökemeyeceğimiz ama kontrol edemediğimiz iambik sinir sistemimizi dahi etkileyecek kadar derinden yakalarken aynı zamanda ulaşılmaz olması paradoksuna 21. Yüzyıl teknolojisi bir çözüm üretiyor. Tarihin hiçbir döneminde müzik yapmak bu kadar kolay olmamıştı: enstrümanlar, dersler, bilgi halen ulaşılması güç olsa da, müziğe ilgisi olan bir birey, telefonuna indireceği ücretsiz yazılımlarla kendi müziğini yapabiliyor. Dilerse, yine ücretsiz programlar, stok görseller ve videolar kullanarak, müziğini örneğin YouTube üzerinden paylaşabiliyor, sosyal medyayı kullanarak duyurabiliyor. Işler biraz daha ciddiye binerse , cüzi bir ücret ödeyerek BandCamp, Deezer, Spotify gibi platformlara “bandrollü olarak” mesela CD Baby gibi yayıncılar sayesinde ulaşabiliyor. Peki bu dönüşüm nasıl yaşandı?

Devamı haftaya ...

Bu yazı 3006 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum