dini chat

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Topraksız Tarım ve Teknoloji Buluşunca Üretim Çok Daha Kolay

TOPRAKSIZ TARIM VE TEKNOLOJİ BULUŞUNCA ÜRETİM ÇOK DAHA KOLAY

Nüfus artışı, iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, toprak verimliliğinin azalması, toprağın kirlenmesi, kentsel yaşamın benimsenmesi geleneksel tarımın geleceğini tehlikeye atmaktadır. Bu da eğer bir çözüm üretilmez ise insanların gelecekte yiyecek bulmakta sıkıntı çekeceği sonucunu doğurmaktadır.

Gelecekte yaşanabilecek bu sorun insanların kentsel yaşama entegre edebileceği hem de ticari olarak kullanabileceği boyuttaki yeni tarımsal yaklaşımların ortaya çıkmasında büyük bir etken oldu. Bu yaklaşımlardan biri olan topraksız tarım son yıllarda oldukça popüler durumda. Çin, Japonya, Hollanda, Almanya gibi nüfusun yoğun olduğu gelişmiş ülkelerde topraksız tarıma karşı yoğun ilgi gösterilmektedir. Ülkemizin de hemen her bölgesinde topraksız tarımla bitki üretimi yapılmaktadır. Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde, İstanbul ve Kocaeli’nde hidroponik, agregat kültürü gibi tekniklerin kullanıldığı modern seralar faaliyet göstermektedir.

 

TOPRAKSIZ TARIM NEDİR:

Topraksız tarım, genel ifadeyle üretimi yapılmak istenen bitkinin toprak kullanılmaksızın hoagland adı verilen bitkiden bitkiye değişiklik gösteren besin çözeltisi ile zenginleştirilmiş sıvı ya da katı ortamlarda bitki büyütme işlemidir. Üretim doğrudan sıvı ortamda gerçekleştiriliyorsa hidroponik (su kültürü), torf, perlit, kum, pomza gibi ortamlarda gerçekleştiriliyorsa katı ortam kültürü ismini alır. Topraksız tarım faaliyetleri, dikey veya yatay sistem, yer (sera, bahçe, binaya entegre), besin çözeltisinin bitkiye nasıl uygulandığına (damlayan sulama, durgun suya daldırma) suyun dolaşma sistemine (açık ya da kapalı sistemler) ya da püskürtücü tipine göre sınıflandırılabilir. Yapılacak olan yöntem seçimi tamamen üretilmek istenen bitkinin ihtiyaçlarına en iyi yanıtı veren sistem yönünde olmalıdır. Daha önce üretimi denenmiş ve başarılı olmuş sistemler denenebilir ya da eğer daha önce hiç topraksız tarımda üretimi sağlanmamış bir bitki ile çalışılmak isteniyor ise deneme yanılma yöntemi ile bitkiye uygun koşullar seçilir. Daha önce yapılan uygulamalar dikkate alındığında kabaca şöyle bir yorum yapılabilir:

Katı ortam kültürü meyve veren bitkilerin özellikle serada yetiştirilmesinde kullanıldığı hidroponik sistemlerde ise daha çok hızlı gelişen yeşil yapraklı bitkilerin yetiştirildiği söylenebilir.

 

TOPRAKSIZ TARIMIN AVANTAJLARI NELERDİR:

Topraksız tarımda bitkinin ihtiyacı olan tüm besin elementleri ve su yeteri miktarda verildiğinden üretilen bitkiler geleneksel tarımda üretilenlere göre çok daha hızlı büyürler. Bitkinin yetişeceği ortam koşullarının optimum düzeyde tutulması 365 gün üretimi mümkün kılar. Toprak ile herhangi bir temas olmadığından topraktan gelebilecek olan hastalık veya zararlı riski geleneksel tarıma göre çok daha azdır. Yabancı ot ile mücadele etmeye ihtiyaç duyulmaz. Gereğinden fazla gübre ve zararlılarla mücadele etmek için tarım ilacı kullanmaya gerek yoktur. Bu yöntemle yetiştirilen bitkiler ihtiyaç duydukları besin elementlerine kolayca ulaşabildiklerinden kök kısımlarının çok uzamasına gerek yoktur. Doğal olarak kök kısımlarını büyütmek için harcayacağı enerjiyi sürgün, gövde ve yapraklar için kullanabilirler. Bununla birlikte enerji ve iş gücü bakımından tasarruf sağlar.

Her şeyin bir avantajı olduğu gibi bir de dezavantajı vardır. Gelelim topraksız tarımın dezavantajlarına…

 

TOPRAKSIZ TARIMIN DEZAVANTAJLARI:

Topraksız tarıma başlarken ilk tesisin kurulması, sermaye ve sulama, sera ve bilgisayarlı işletim sistemi gibi ihtiyaçların maliyetinin yüksek olması bu faaliyetin dezavantajlarından biridir. Sürekli denetim altında tutulması gerekir. Herhangi bir aksama ürünlerin ziyan olmasına sebep olabilir. Geleneksel tarımdan farklı olduğundan işi yapabilecek kalifiye eleman bulmak sorun teşkil edebilir.

TOPRAKSIZ TARIM İLE NELER YETİŞTİRİLEBİLİR?

Özellikle yeşil yapraklı bitkiler, çilek, domates, biber, patlıcan bu tarz yetiştiricilikte ilgi görse de hemen her türlü bitki yetiştirilebilir.

 

TOPRAKSIZ TARIM NERELERDE UYGULANABİLİR?

Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü istenilen hemen her yerde uygulanabilecek bir tarım şeklidir. İster evinizin bir odasında ya da balkonunda ister ofisinizde, ister kocaman arazilerde oluşturacağınız seralarda, ister bir otoparkın bodrum katında topraksız tarım yapabilirsiniz. Önemli olan sizin sistemden beklentilerinizin ne olduğudur. Ailenizin haftalık gıda ihtiyaçlarının bir kısmını mı karşılamak istersiniz? Hobi olarak yapıp rahatlamak mı istersiniz? Ticari olarak bir gelir kaynağınız olsun mu istersiniz? Yoksa şirket çalışanlarının streslerini atıp daha verimli çalışacağı bir çalışma ortamı mı yaratmak istersiniz? Size kalmış. Çünkü artık alışveriş sitelerinde bile ev tipi amatör uygulamalar için sistemler satılıyor. Gelin şimdi Japonların yaptığı ilginç bir topraksız tarım örneğini inceleyelim.

 

OFİSTE YETİŞTİRİLEN DOMATES

Tokyo’da bulunan Persona Group adında bir insan kaynakları şirketi alışılagelmiş ofis ve bina tasarımının bir hayli dışına çıkmış. Dikey ve yatay topraksız tarım faaliyetlerinden yararlandıkları bu tasarım yalnızca bir görüntüden ibaret değil. Aynı zamanda oldukça da işlevsel …

Öğle aralarında ya da iş yapmadıkları zamanlarda meyve ve sebzeleri hasat eden veya onları kontrol eden  çalışanların şehir yaşamından bir nebze doğaya geçişi sağlanıyor. Bu şekilde işlerinde daha verimli  olmaları bekleniyor.

TOPRAKSIZ TARIM TEKNOLOJİLERİ NELERDİR?

Işık, sıcaklık, nem gibi bitkilerin gelişimini etkileyen temel parametrelerin kontrolünü sağlamak önem taşımaktadır. Hangi aralıklar ile besin içeriği verileceğini ya da sulama yapılacağını (katı ortam kültüründe), nem ve sıcaklığın uygun koşullarda olup olmadığını, ışıklandırma sistemlerinin idealliğini belirlemek ve uygulamak iş yükünü ve zaman kaybını beraberinde getirir. Bu nedenle topraksız tarımda otomasyon uygulamaları yapılmaktadır. Sıcaklık, nem, pH, ortamdaki CO2 miktarı, aydınlatma ekipmanları mikroişlemci, PLC (Programlanabilir Mantık Denetleyici) gibi kontrol elemanları ve sensörler kullanılarak otomatik olarak ayarlanıyor ve dijital ortamda takibi kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Hatta tablet ve telefonlara aplikasyonlar ile entegre edilerek uzaktan takip ediliyor.

Kullanılan tekniklere bağlı olarak sistemin ihtiyaçları farklılaştığından kullanılan teknoloji de değişiklik gösterebiliyor. Örneğin, akan su kültüründe besleyici film tekniği kullanılıyorsa bitkilerin su, besin elementleri ve oksijen gereksinimini karşılamak için hoagland, kök uçları boyunca birkaç mm derinliğinde ve yüzeysel bir akış halinde uygulanır. Bitki köklerinin geliştiği ve besin çözeltisinin aktığı kanallara, besin eriyikleri ile bunu sisteme veren ve tekrar toplayan borulara ve tanklara ihtiyaç vardır. Besin eriyikleri devamlı veya aralıklarla verilebilir. Besin eriyiğini uygulamak ve içeriğinin devamlı kontrolünü sağlamak ve standardize hale getirebilmek için sistemin otomasyonu sağlanmalıdır. Çünkü herhangi bir aksama ya da yanlış uygulama tüm bitkileri olumsuz yönde etkiler ve verimsiz ürün oluşumuna ya da çürümeye sebep olabilir.

Seralarda, Bitki köklerinin gelişip yayılabilmesi için besin eriyikleriyle zenginleştirilmiş, destek sağlayan, besin ve su kaybı az olan, iyi havalanabilir, kolay bulunabilen ve ucuz olan katı ortam doldurulmuş saksı-paket, torba, yatak veya hazır blok şeklinde yapılan üretim şekli (agregat kültürü) benimsenmiş ise kullanılan damlama sisteminin, gölgelendirme ve güneşlenme sürelerinin, iklimlendirme sistemlerinin kontrol edilmesi sorunsuz çalışmasının sürekli olarak sağlanması adına ve perlit, kaya yünü, zeolit, vermikülit gibi yetiştirme ortamının yıpranmışlık oranının belirlenmesi için otomasyon donanım ve tekniklerinden yararlanılır.

Bitki büyütme kabinlerinde ise tüm aydınlatma, ısıtma-soğutma, sıcaklık dengeleme, suyun ve besin elementlerinin dozajı, CO2 ve O2 dengesi, havalandırma, nem oranı gibi parametreler oldukça hassas bir şekilde ayarlanmalıdır. Bunların birinin ihmal edilmesi ya da herhangi birinde meydana gelen bir arıza, tıkanıklık ya da kesinti zarara yol açabilir. Bu nedenle otomasyon sağlanması ürünleri oluşabilecek her türlü hasarın önüne geçilmesinde etkili olacaktır.

Bu yazı 6237 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum