dini chat

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Covid-19

Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür.

Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine yayılmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından virüsün resmi adı SARS-CoV-2 (Şiddetli Akut Solunum Sendromu-Koronavirus-2) olarak belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü virüsün neden olduğu hastalığı tanımlamak için COVID-19 terimini kullanmaktadır.

30 Ocak 2020'de CoViD-19, Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir sağlık acil durumu ilan edilmiştir. 11 Mart 2020 tarihinde ise virüs pandemi, yani küresel salgın hastalık olarak ilan edilmiştir.

Peki virüs nedir? Virüsler zorunlu hücre içi parazitidirler; konak adı verilen, kendilerinin özgün bir şekilde seçtiği hücrenin içerisine girdikleri zaman çoğalma yetenekleri olan mikroorganizmalardır. Bu durumu bilgisayar virüslerine benzetebiliriz.

Bilgisayar virüsleri de çok küçük bir programdır; tek başına bir bilgisayarı işletip, çalıştıramaz. Mutlaka kendini çoğaltabilmek için bilgisayar programı içerisine girip oradaki işletim sistemini kullanarak, kendisinin kopyalarını başka bilgisayarlara göndermeyi hedefler.

Bilgisayar programı nasıl kendini çoğaltıp yayılıyorsa, bu programlara virüs benzetmesi doğadakine benzer bir örnektir

Koronavirüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. İnsanlarda, birkaç koronavirüsün soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir. Yeni Koronavirüs Hastalığına SAR-CoV-2 virüsü neden olur.

Koronavirüsler, elektron mikroskobuyla bakıldığından yuvarlak ve üzerinde çıkıntıları olan bir taça benzetildiği için, Latince’de taç anlamına gelen koronadan kelimesiyle adlandırılmışlardır.

En çok karşılaşılan belirtiler ateş, öksürük (balgamlı), boğaz ağrısı, iştahsızlık, kas eklem ağrıları, mide bulantısı, kusma, burun akıntısı, baş ağrısı, ve nefes darlığıdır. Şiddetli olgularda zatürre, ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve ölüm gelişebilmektedir.

Hasta bireylerin öksürmeleri aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabilir. Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir.

- Vakaların yüzde 80'i hastalığı hafif geçirmektedir.

- Vakaların %20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir.

- Hastalık, genellikle 60 yaş ve üzerindeki kişileri daha fazla etkilemektedir.

- 60 yaş üstü olanlar

- Ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar:

* Kalp hastalığı

* Hipertansiyon

* Diyabet

* Kronik Solunum yolu hastalığı

* Kanser gibi

Sağlık Çalışanları en çok etkilenen gruplardır.

Çocuklarda hastalık nadir ve hafif görünmektedir. 

Bununla birlikte mevcut kanıtlar COVID-19 enfeksiyonu sonrası hamile kadınlar arasındaki hastalık şiddetinin, hamile olmayan yetişkin COVID-19 vakalarına benzer olduğunu ve hamilelik sırasında COVID-19 ile enfeksiyonun fetüste olumsuz bir etkisi olduğunu gösteren hiçbir veri olmadığını göstermektedir. 

Şu ana kadar COVID-19'un hamilelik sırasında anneden bebeğe bulaştığına dair de bir kanıt bulunmamaktadır. Annenin, bebeği emzirmeye ara vermesi tıbben önerilmemekle birlikte annenin emzirmeden önce ellerini yıkaması ve mümkünse sütü sağarak enfeksiyon riski olmayan bir kişi tarafından verilmesi önerilmektedir.

Korunma Yöntemleri:

- El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

- Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.

- Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı).

- Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık temizlenmelidir

- Hastaların yoğun olarak bulunması nedeniyle mümkün ise sağlık merkezlerine gidilmemeli, sağlık kuruluşuna gidilmesi gereken durumlarda diğer hastalarla temas en aza indirilmelidir.

- Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içi kullanılmalı, mümkünse kalabalık yerlere girilmemeli, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burun kapatılmalı, tıbbi maske kullanılmalıdır.

- Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir.

- Çiftlikler, canlı hayvan pazarları ve hayvanların kesilebileceği alanlar gibi genel enfeksiyonlar açısından yüksek riskli alanlardan kaçınılmalıdır.

- Seyahat sonrası 14 gün içinde herhangi bir solunum yolu semptomu olursa maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, doktora seyahat öyküsü hakkında bilgi verilmelidir.

Corona Pandemisi Sağlık Alanında Neleri Değiştirdi ?

Pandemi süreci tüm dünyada günlük yaşantıyı kökünden değiştirdi. Bir çok insan evinden çalışmaya başladı ve bu süreç sosyal hayatı yavaşlattı. Araçların kullanılmasının azalması ise petrol fiyatlarında ciddi düşüşe neden oldu. Bu yeni hayatta en sevdiklerimize bile mesafeli yaşamak zorunda kaldık.

Sağlık çalışanları bu durumdan en çok etkilenen grup oldu. Bir çoğumuz uzun süreli olarak evimizden ve ailemizden uzak yaşamlara savrulduk. Hastaneler birden sürekli kaldığımız ortamlar oldu. Yoğun bakım için özel üretilmiş korunaklı giysiler, özel maskeler, dezenfektan ürünler, yüz koruyucular hayatımızın bir parçası oldu.

Aynı şekilde görüntülü görüşmelere imkan sağlayan akıllı telefon programları vaz geçilmezimiz oldu. Hem ailemizle hemde meslektaşlarımızla görüşmelerimizin yegane yolu oldu bir anda. Toplantılar da bu ortamlar üzerinden gerçekleştirilmeye başladı.

Hastaneye gelmek istemeyen hastalarımız için görüntülü görüşmeye dayanan videoklinik gibi uygulamalar ile yardımcı olmaya çalıştık. Bazı ülkelerde paket içeriğinde bulunan dijital steteskop, EKG cihazı, basit kan ölçümleri yapan teknolojiler ile evde orta-üst muayeneleri uzaktan yapma imkanı da oldu.

Teşhiste temas edilmeden veya kısa süreli temasla sonuç veren cihazlar daha revaçta oldu.

Aşı geliştirme tarafında ise çok sayıda ülke ve çok sayıda ekip ile defa bir tür hastalığa karşı aynı anda böylesine  yoğun çalışmaya başladı. Aşı ve ilaç geliştirme aşamalarında ve fazlarında hızlandırmalar yapıldı.

Tüm bunlara rağmen hala en önemli korunma yönteminin maske, mesafe ve izolasyon olduğu değişmedi. Lütfen bunlara uyalım.

Önlem alın, Sağlıkla kalın.

Bu yazı 1801 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum