dini chat

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Seslerin Rengi 2/2

Devamı ...

Müzik işinin içine synthesizerlar girdiğinden beri, bu tahmin becerimiz hayli zora girdi. Günümüzde, hiçbir akustik çalgı kullanılmaksızın, sadece elektronik alt bileşenlerle yapılmış ya da elektronik ve elektroakustik çalgıların birlikte kullanıldığı müzik türlerinin yanısıra, elektronik olarak amplifiye edilmiş elektrogitar, bas gitar gibi çalgıların ağır bastığı rock, metal müzik gibi tarzlar, sadece mikrofonlanmış akustik çalgıların kullanılması gibi, tam bir çeşitlilik söz konusu. Dinleyici bazen sesin nereden geldiğini tayin edebilse de, ayırt edemediği tüm seslere “synthesizer” deyip geçmek gibi genellemelere de gidebiliyor. Şaşırtıcı gelse de, stüdyo teknolojileri “örnekleme” (sampling) dediğimiz prosedür ile, en tanıdık bir ses elementini bambaşka bir bağlama sokmayı, kaydedilmiş seslerin üstüste bindirilmesi, hızlandırılıp yavaşlatılması, parçalara ayırılıp tekrar edilmesi, tersine çevrilmesi gibi manipülasyonlarla kaynağı ayırt edilemez bir hale dönüştürülmesi için kullanılabiliyor. Synthesizerların hayatımıza girmesinden önce Edgar Varese, Pierre Schaffer ve Iannis Xenakis gibi ilerici müzik adamları, Musique Concrete tekniğiyle çığır açan besteler yapıyorlardı. Bu tekniğin akustik çalgılarla harmanlandığı çarpıcı bir müzik eseri olarak, Amerikalı besteci Steve Reich’in “Different Trains” (Farklı Trenler) isimli eserini gösterebiliriz. Dinleyici, bestecinin bir Casio CZ1 klavye kullanarak kaydedip manipüle ettiği konuşmalardan oluşturduğu ses elementlerini yer yer bildiği insan sesiyle bağdaştıramaz. Seslerin kaynağı söz konusu Casio klavye olmadığı halde, uygulanan analog ve dijital manipülasyon sayesinde bestecinin kaydettiği 2. Dünya Savaşı Yahudi Soykırımından kurtulan bireylerin anlatıları, artık sentezlenmiş bir müzik enstrümanı olarak eser içinde yer bulur.

Synthesizerlar günümüzde Reich’in Casio’sundan çok daha yetenekli ama uyguladıkları “sentezleme” dediğimiz, bir sesi yoktan var etme prosedürü, doğası gereği, tesbit edilip tanımlandığından beri, fazla bir değişime uğramadı. Bu prosedür, “bir sesi titreşim olarak, bir devreden elektrik akımı geçirerek var etme” ya da “bir kaynaktan çıkan sesi kaydedip onu geri çağırma” olarak tanımlanacak iki temel rota izler. Günümüzde “örnek tabanlı” veya “sentez tabanlı” sesleri uzman olmayan bir kulağın ayırt edebilmesi son derece zordur, uzman kulaklar dahi “örnek tabanlı” başlayıp sentezleme metotlarıyla işlenmiş, kompleks dalgatablolarından (wavetable) oluşan sesleri analiz yetilerinin ötesinde bulabilir. Yine de, synthesizer sesleri tüm bu çeşitlilik ve karmaşıklığa karşın, müzikteki kullanımlarına göre belirlenmiş ana kategorilere tasnif edilmiş ve bu taksonomi tüm synthesizer tabanlı müzik prodüksiyonu için genelgeçer olmuştur. Bu ana kategoriler “Lead”(öne çıkan), “Pad”(doldurucu), “Pluck” (telsi) “Mallet”(çekiçsi) ve “Bell”(zilsi) gibi isimlerle anılırlar. Örneklenmiş sesler ise çoğu zaman andırdıkları ya da başlangıç noktalarını teşkil eden akustik çalgıların isimleriyle anılır: örneğin “Strings” (yaylılar), “Flute” (flüt), ve ”Percussion”(vurmalı). Bazı çalgı sesleri, yapıları gereği, akustik olarak örneklenmiş olabilecekleri gibi, synthesizer metotlarıyla da meydana getirilmiş olabilirler, örneğin “Organ” (org) kategorisindeki sesler. Oldukça eski bir enstrüman olan org ile, sesin renk tayfı ya da doğal ses dalgasının matematiksel çarpanları olarak düşünebileceğimiz “doğuşkanlar serisi”nde bulunan doğuşkanları borular ve valfler vasıtasıyla manipüle ederek, farklı oktavda sesler, farklı renkler, sade veya zengin tınılar oluşturabiliriz. Haliyle, akustik, borulu orglar için “tarihin ilk synthesizerları” demek çok da yanlış olmaz. Synthesizerlar, “additive synthesis” (üst üste eklenen sentezleme) yöntemiyle, çok “gerçekçi” org sesleri yaratabilirler.

Bir sonraki yazımızda, günümüzde sentezleme teknolojisinde kullanılabilecek örnek kütüphanelerinin nasıl oluşturulduğunu inceleyeceğiz.

Sağlık ve müzikle kalın!

Bu yazı 1979 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum